You've successfully subscribed to Tolga Altaş
Great! Next, complete checkout for full access to Tolga Altaş
Tekrar hoşgeldiniz! Başarıyla giriş yaptınız.
Başarılı! Hesabınız aktif edildi, artık tüm içeriklere erişebilirsiniz.
SuCo ürün ve alışveriş deneyimlerim

SuCo ürün ve alışveriş deneyimlerim

Günlük su tüketiminizi daha kolay takip etmek istiyor plastik atık oluşmasına katkıda bulunmak istemiyorsanız SuCo. sizin için en ideal çözüm olabilir.

Tolga Altaş
Tolga Altaş

SuCo'yu muhtemelen ilk gördüğünüzde en gereksiz ürünlerden birisi olarak değerlendirmiş olabilirsiniz. Satın almadan önce açıkçası ben de bu ürünün bir ihtiyaç mı yoksa lüks mü olduğu konusunda şüpheye sahiptim. Ekşi Sözlük ve diğer mecralarda da insanlar aslında ikiye ayrılmış durumdalar; bir kısım ürünün argo anlamıyla keriz silkeleme aracı olduğunu düşünürken, diğer bir kısım ise faydalı olduğunu iddia ediyorlar. Ben ise fayalı bir ürün ile heves olduğu konusunda arada kalanlardanım ve yalnız değilim. Aslında Ekşi'de ürün hakkındaki değerlendirmeleri okurken bir kullanıcının da buna benzer bir durumla karşılaştığını görmüştüm, bundan dolayı içim rahat. Bu heves konusuna yazının ilerleyen satırlarında değineceğim ama ilk önce SuCo nedir onunla başlayalım;

SuCo

2016 yılında bir ürün olarak sunulan SuCo, hem tek kullanımlık plastik atıkların önüne geçmeyi hem de matara kullanım alışkanlığı kazandırmak üzere yola çıkmış. Üretimi ilk günden beri Türkiye'de gerçekleştirilen bu ürünün aslında öne çıkan bir diğer özelliği ise içerisinde yer alan sıvının pet'e temas etmemesi. SuCo.'nun malzemelerini içten dışa doğru sıralamak gerekirse Polyethylene, Oriented Polyamide ve PET oluşturuyor. Tek kullanımlık su şişelerinde olduğu gibi sıvınız aslında doğrudan pet'e temas etmediği için SuCo, suyunuzu da koruyor.

Türkiye'de Korozo Ambalaj tarafından üretilen ürünlerin şimdilik önündeki en büyük engel geri dönüşüm olarak gözüküyor. Aslında ürünler geri dönüşüme müsait yapıdalar ancak henüz Türkiye'de geri dönüşümü gerçekleştirecek bir altyapı yok. Okuduğum kaynağı bu yazıyı yazarken bulamadım ancak 2020 yılında ürünlerin ülkemizde geri dönüştürülebileceğine dair bir ifadesi vardı firmanın. Pandemi dolayısıyla bu yatırımlar askıya alındıysa da doğal karşılamak lazım.

SuCo'lar 1 yıl boyunca üretici garantisi altındalar, ancak koşulsuz değişim iddiaları yok. Üretim hatası nedeniyle hasar aldığını düşündüğünüz SuCo ürününüzü öncelikle kendilerine faturası ile beraber göndermeniz gerekiyor, eğer değerlendirmelerinden geçerse ücretsiz olarak ürünü değiştiriyorlar.

Alışveriş

SuCo'yu almaya karar vermek ilk başta oldukça zordu daha önce de ifade ettiğim gibi, çünkü ürünün gerçekten su alışkanlığına faydası olup olmadığını anlamak satın almadan önce çok da kolay değil. Bu nedenle mümkün olan en düşük fiyatla ürünü satın almak için araştırmalarımı yaptım. İlk önce WWF Market'in %50'ye Varan Bahar İndirimi dahilinde olan Kraft Panda modeline baktım ancak kargo da eklenince iki tanesi ₺100'ya geliyordu. WWF Market'ten almanın en büyük avantajı ise taşıma ipinin dahili olarak bulunmasıydı. Yine de ilk defa deneyeceğim bir ürün için bu tutar benim gözüme fazla geldi. Daha sonra SuCo'nun kendi sitesinde SUCOHOLIC40 kodu ile firmanın kuruluşunun dördüncü yılına özel %40 indirim uyguladığı kampanyaya denk geldim, ancak en düşük fiyatlı model olan Beyaz SuCo'dan iki adet almaya çalıştığımda bile kargo dahil ₺57.40 gibi bir maliyete geliyordu. Aslında WWF Market'e kıyaslandığında yarı yarıya uygun ama daha iyisini yapabileceğimi düşündüm.

Her ne kadar D&R'dan alışveriş yapmayı sevmesem de Koyu Yeşil modelinin ₺26,12'den satışta olduğunu gördüm. İki tanesi kargo dahil ₺60,23'e denk gelince yine emin olamadım. Sabah baktığımda ise stokların bittiğini gördüm. Fakat Beyaz SuCo'nun ₺20 küsür bir fiyattan satıldığını görünce daha fazla beklemeden en düşük fiyattan satın aldım. Maalesef şu anda D&R ve idefix stoklarında uygun fiyattan SuCo almanız mümkün değil, stoklar tükenmiş.

Ürün

İlk olarak söylemem gerek, SuCo gerçekten su içme alışkanlığı kazanmanız için oldukça güzel bir ürün. En büyük avantajı ise ikame ürünler gibi kullanılmadığında yer kaplamıyor ve içi kokmuyor. Herhalde piyasadaki en büyük rakibi Tupperware ile kıyaslamak çok daha kolay anlatmamı ve karşılaştırmamı sağlayacaktır. Aşağıdaki Tupperware suluk görsellerinde de görebileceğiniz gibi ürün katlanamıyor veya havası alınamıyor. Eğer içerisinde herhangi bir sıvı bulunmuyorsa bile çantanızca kapladığı hacim aynı. Ancak SuCo'da içerisinde sıvı bulunmadığı zaman havasını almak ve hatta taşıma ipiniz varsa katlamak mümkün, bu durum da alandan size ciddi anlamda yer kazandırıyor.

Tupperware Suluk (Matara)

Tupperware suluk sert malzemelerden üretildiği için ağır, sağlıklı bir tercih olsun diye cam matara da tercih edebilirsiniz ancak bu ikisini bir süre sonra taşımak açıkçası bir süre sonra çile olarak geliyor. SuCo ise yapısı gereği oldukça hafif bir ürün ve elinizde veya çantanızda taşırken sıvının kütlesi hariçinde herhangi bir ekstra ağırlık yapmıyor, Tupperware de çok ağır bir ürün değil elbette ama burada sağlıklı matara açısından bakıyorsak cam mataralarla kıyaslamak daha doğru olabilir.

Temizlik konusu ise herhalde bu tür ürünlerde en çok dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesidir. Benim daha önceden deneyimlediğim kadarıyla Tupperware'in ürünlerinde koku sorunu bir kronik, aslında koku bu ürünlerin yapısı gereği mecburen oluşuyor fakat Tupperware'i ne kadar yıkarsanız yıkayın koku içerisinden zor gidiyor ve daha kolay ortaya çıkıyor. SuCo'da ise koku çok daha uzun sürelerde meydana geliyor, üretici tavsiyesi mümkün olduğunda sık aralıklarla sirkeli su ile çalkalamak olsa da ben 4-5 gün içini yıkamadan kullanabildim. İnternette bazı kullanıcılar 14 güne kadar içini yıkamadan kullanabildiğini belirtmişler.

Ben temizlerken üç ila beş damla arasında sirke damlatıp ürünün üçte biri kadar da su doldurup iyice çalkalayıp içerisindeki sıvıyı döküyorum. Ardından yine ürünün üçte biri kadar bir sıvı ile tekrar çalkaladıktan sonra içeceğim suyu dolduruyorum. Bu adımları uyguladıktan sonra başka bir şeyle içerisini silmenize kesinlikle gerek kalmıyor. Hele hele karbonat veya temizlik ürünleri ile temas ettirmenize hiç gerek yok. Eğer daha uzun süre kokmadan kullanmak istiyorsanız ağız sağlığınızın da bu konuda bir değişkenlik sağladığını unutmayın. Yemek yedikten hemen sonra SuCo'nuzdan su tüketmek, ağız temasının bulunduğu kısımda ve içeride kokuya neden oluyor, eğer dişlerinizi de düzenli olarak fırçalamıyorsanız bu da kokuya neden olabilir.

Ürünün bu katlanabilir yapısı ile ilgili en çok merak ve endişeye neden olan soru ise patlama ve delinme riski. Ürünü kullandığım süre boyunca pandemi nedeniyle dışarıda kullanmaya çok fazla fırsatım olmadı ama gayet sağlam olduğunu da deneyimledim. Bel yüksekliğinden yere birkaç defa düştüğü oldu ve patlama veya sızdırma gibi bir sorunla karşılaşmadım. Elbette ürün yapısı gereği delici aletler ile delinmeye müsait ancak çantanızın içerisinde veya masanızda bunun gerçekleşme ihtimali çok düşük. Dolayısıyla bu biraz da sizin kullanım şeklinize bağlı olarak değişkenlik gösterebilir ama ben sağlam demekten çekinmiyorum.

Su içme alışkanlığı ile ilgili olarak ise SuCo'yu eğer gündelik olarak yanınızda taşıyabilecek durumdaysanız kesinlikle bir artısı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sürekli gözünüzün önünde duran bir SuCo olduğunda ister istemez su tüketim eğiliminiz artıyor. Günde dört adet SuCo tükettiğinizde zaten günlük su tüketim ihtiyacınızı karşılamış oluyorsunuz. Ama pandemi nedeniyle ben dışarı çıktığım zaman SuCo'yu yanıma alamıyorum. Elimdeki eldiven ve ağzımdaki maskeyi her defasında çıkartıp SuCo ile temas etmek oldukça zor olduğu için bir süre boyunca bu alışkanlığımı aksattım diyebilirim.

Gel gelelim "SuCo bir heves mi?" sorusuna, açıkçası bunun hakkında hala şüpheliyim. Pandemi başlamadan önce SuCo sayesinde su tüketimi alışkanlığım düzene girmişti, fakat COVID-19 nedeni ile kullanımı en zorlaşan ürünlerden birisi oldu benim için. COVID-19 öncesinde az koku yapması, daha az sıklıkla temizlenmesi ve taşımasının kolaylığından dolayı kesinlikle favori ürünlerim arasında yer alıyordu SuCo.

Ama her güzel şeyin de bir kusuru olabiliyor. Ürünün dış yapısı kullanıma bağlı olarak kozmetik deformasyona uğrayabiliyor. Bendeki düz beyaz olduğu için bir renk atma gibi kozmetik deformasyon söz konusu değil, zaten okuduğuma göre renkli olan ürünlerde böyle bir şikayet mevcut değil. Ama tüm ürünlerde kat izi ve kırışma meydana geliyor. Siz SuCo'yu ne kadar dikkatli kullansanız da bu kaçınılmaz. Muhtemelen benim ürünüm beyaz olduğu için bu kusurlar daha çok belli oluyor, ürünü daha önceden deneyimleme fırsatım olsa ilk aldığımda zaten paraya kıyar renklisini alırdım orası ayrı. Ama renklilerde de bu kat izi ve kırışma çok belirgin ise haneye eksi olarak yazabiliriz, çünkü SuCo bir mataranın dışında aynı zamanda bir obje olarak da görev yaptığı için görsel olarak iyi gözükmesini istemeniz en doğal hakkınız. Ne yazık ki bu yapıdaki bir üründe bunun önüne geçmek mümkün değil.

SuCo'nun varsayılan fiyatları oldukça yüksek, ancak resmi internet sitesinde sık sık %30 ve %40 oranında indirimler uygulanıyor. Bu indirimleri takip etmenizi ve indirimler dışında alışveriş yapmamanız konusunda sizi uyarmam da gerek, SuCo her ne kadar güzel ve kullanışlı bir ürün olsa da fiyat politikasının ve kendini konumlandırdığı noktanın aslında tüketiciler ile arasında bir duvar oluşturduğunu kendim ve çevrem açımdan söylemek yanıltıcı olmayacaktır. Ürünün satış ağının da şu anda kendi sitesinden olması da (D&R ve idefix stokları bitti, Hepsiburada da iki model mevcut) ürün hakkında fikir edinmenizi zorlaştırıyor. SuCo'yu elinize alıp denemeden fikir sahibi olmak gerçekten çok güç. Ürünün indirimsiz fiyatlarının yüksek olması ve ücretsiz kargo alt limitinin de (₺120) çok yüksek olması eminim pek çok tüketici için vazgeçiren detaylardır.

Şimdilerde SuCo yalnızca matara değil, aynı zamanda mum ve çanta gibi ürünlerle de tüketicilerle buluşuyor. Tüm ürünleri görüntüleyerek tüm ürün ve modellere göz atabilirsiniz. Ben ilk başta çelişkili yaklaşsam da ürünün alınması gerektiğini düşünüyorum.